Hayatın kırıntıları hakkında...

Hoşgeldiniz...

29 Ekim 2007 Pazartesi

Duygusal zekam :)

Duygusal Zeka Katsayınız…


76
EQ'nuz ortalamanın üstü düzeydedir.

Aşağıdaki çizelgede diğer katılımcıların cevaplarının nasıl karşılaştırıldığını görebilirsiniz.


YORUMLAR:

Ortalamanın üstünde bir EQ'ya sahipsiniz – Tabii daha gidecek yolunuz var!

Genellikle çevrenizdeki insanların, arkadaşlarınızın, ailenizin ve önemli müşterilerinizin duygusal durumlarına karşı hassassınız. Kendi davranışlarınızın başkalarının üzerindeki etkilerinin çok iyi farkındasınız.

Yine de, başkalarına ve onların ihtiyaçlarına duyarlı olsanız da kendilerinizinkini de hatırlamalısınız! Bunları dürüstçe dile getirmekten korkmayın. Dünya zaten kendini feda etmiş insanlarla dolu – bir taneye daha ihtiyacı yok!

Ayrıca işteki hırsınızı ya da diğer ana rollerinizi de düşünmelisiniz. Elbette ki deadline'larınız aksamamalı, çocuklar zamanında okula bırakılmalı, projeleriniz sonuçlandırılmalı ancak, bir yerde durmalı ve size bunların dışında nelerin haz verdiğini, nelerin sizin için anlamlı olduğunu hatırlamalısınız. Bunu düzenli bir şekilde yapmayı başaramazsanız düşmanca ve alaycı bir bakış açısına bürünme riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Amacınızı yitirirsiniz. Bu da verimliliğinizde, rahat ve mutlu hissetmenizdeki kabiliyetinizde düşüşe yol açacaktır.

Üzerinde çalışılması gereken alanlar:
Kendinize şunları sorun: Hayatınıza en büyük anlam katan üç şey nedir? Genellikle hangi durumlar sizde gerginlik ve stres yaratıyor? Bu durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Hangi olumsuz düşünceler sürekli aklınızı meşgul ediyor? İhtiyaçlarınızı ve duygularınızı başkalarıyla paylaşmaktan korkuyor musunuz? Bu korkunuzun altında diğer herkesi daha çok önemsemeniz mi (daha çok diğer insanların sempatisini kazanmak için) yoksa güçlü, sessiz tipi oynamak istemeniz mi yatıyor?

Bu alanlara açıklık kazandırma üzerine çalışırsanız, potansiyelinizi azamileştirme yönünde ilerleyebilir ve hayatınızda daha büyük bir verimlilik, mutluluk ve tatmine ulaşabilirsiniz.

17 Ekim 2007 Çarşamba

Salaklık

Bob Fenster'in "Salakligin Tarihi" kitabindan ornekler . . .

* Arizonali bir adam kelepcelerle oynarken kendini kelepceledi ve anahtari
bulamadi... Kendisini kurtarmak icin cilingir cagirmak yerine polisi
arayinca basi belaya girdi... Onu kelepceden kurtaran polisler, odenmemis
bir kefalet borcu bulundugunu belirleyince onu yeniden kelepcelediler...

* Gillette sirketi 1902 yilinda guvenli jilet satmaya basladiginda
yuzlerce erkek satin aldi... Sonra da bu jiletlerin sakallarini
kesmedigini soyleyerek onlari cope attilar... Gillette yetkilileri, mutsuz
musterilerin tiras olmadan once jiletin sarildigi kagidi cikarmadiklarini
fark ettiler...

* Chevrolet, yeni model arabasi icin "Nova" ismini buldu ama sonra arabayi
Latin Amerika'da satamayacaklari anlasildi... Cunku "Nova", Ispanyolca'da
"gitmez" anlamina geliyordu...

* 1932 yilinda Los Angeles olimpiyatlarinda Fransiz atlet Jules Noel'in
disk atmada kirdigi olimpiyat rekoru sayilmadi... Cunku atisi izlemesi
gereken butun hakemler, sirikla yuksek atlama yarismasini izlemek icin
arkalarini donmuslerdi...

* 1840'da ABD baskanligina secilen William Henry Harrison, cok soguk bir
gunde Washington'da acik havada duzenlenen goreve baslama toreninde sapka
ve palto giymeyi reddederek yaptigi uzun konusma sonucu zaturre oldu...
Yeni baskan sadece bir ay gorev yaptiktan sonra oldu...

* Meksika'daki bir saglikli yasam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarligin
sigara icilmeyen bolumunde gomulmek istedigini israrla ekletmeye calisti.

* 1971'de toprak kaymalarini incelemek isteyen Japon bilim adamlari, buyuk
bir yagmur firtinasi efekti yapmak icin bir tepeyi yangin hortumlariyla
adam akilli suladilar. Bu yuzden tepenin cokmesi sonucu meydana gelen
heyelanda, dort bilim adamiyla 11 izleyici hayatini kaybetti.

* Fransiz ordusu, askerlerin mayin tarlalarinda yuruyebilmelerini saglayan
patlamaya dayanikli botlar icat etti. Fakat botlar o kadar agir ve icinde
yurunmesi o kadar zordu ki, askerler mayinlarla havaya ucmadan once pusuya
yatan dusman askerleri tarafindan vuruluyorlardi.

* 1985'de New Orleans'li cankurtaranlar o yil sehrin havuzlarinda kimsenin
bogulmamasini kutlamak icin bir parti verdiler. Partide konuklardan biri
boguldu.

* 1975'de Ingiliz bir cift televizyonda en sevdikleri programi izlerken
erkek yarim saat suren bir gulme krizi sonucu kalp krizi gecirerek oldu...
Esi, cenazeden sonra programin yapimcilarina bir mektup yazarak, kocasini
hayatinin son dakikalarinda bu kadar mutlu ettikleri icin tesekkur etti.

* 1983'de magazada hirsizlik yaparken yakalanan San Diego'lu bir kadin
polislere eger onu birakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacagini
soyledi. Polisler kadini birakmadilar, o da gercekten olunceye kadar
nefesini tuttu.