Eski dosttur belki seni geçmişe bir kez götürüp getiren. Nedendir acaba insanın eskiden tanıdığı ve uzun zaman görmediği biriyle gözünde canlanan geçmiş? Çok mu hızla geçmekte yıllar? Belkide biz çok hızlıyız. Bilmiyorum ama insan eskiden yaptıklarını düşündüğünde sanki daha da bir masumlaşıyor. Yitirilen kayıp bir zaman, biten umutlar veya gerçekleşen umutlar... Zamanda yolculuk olsa ilk bileti nereye alırdınız? İlkokulun o ilk mahsun gününe, ilk sevginizi paylaştığınız ana yada çok isteyip kazandığınızı duyduğunuz sınav sonucunuzun haberini aldığınız zamana gitsek acaba nasıl olurdu halimiz? Şu an durduğunuz yerden, o ilk ana kadar geçen süre... Dostlarınız, yanınızda olanlar, olmayanlar, yaptıklarınız, yapmadıklarınız, keşkeleriniz, iyikileriniz, kıyafetleriniz, saçınız, umutlarınız, geceleriniz, bisikletiniz, oyuncak arabanız, ilk sınavınız, ilk bütünlemeniz... Ne kadar çok şey varmış diye düşeneduralım, bir o kadar da şey olacak hayatımızda. Tabi eğer nasipse.
"Bugün, aslında dünün yarını; yarının dünüdür". Herşey bugünde gizli.. Belki de işin gizemini bulmamız için bize hergün birgün veriliyor, ama bir türlü bulamayıp, yeniden diğer güne başlıyor gibiyiz. Bu zaman diliminde yaşananlar daha sonra karşımıza, geçmiş diye çıkıyor. O sırada akılda kalacak şeylerede geçmişin izi deniliyor. İz bırakmazsa eğer o gün pekte bir önemi yok ileride. Hayatınızda derin, umut dolu, gülümseyerek hatırınızda kalacak izlerin olması dileğimle...